Ahmet Arpad, günümüzde Alman Yahudilerinin durumunu inceliyor[1] Okuyoruz onu:
“Ortadoğu’da yine insanlar ölüyor. Filistinliler Yahudilere taş atıyor, Yahudiler Filistinlilere kurşunla yanıt veriyor. Arap şeyhleri petrol fiyatlarına hemen zam yapıyor… Fransa’da sinagoglar yanıyor. Avrupa’da Araplar İsrail karşıtı mitinglerde sokağa dökülüyor. Almanya’da da… Berlin’de radikal İslamcı Hamas’ın peşinden giden Arapların yürüyüşüne katılım yüksek oluyor. En ön safta da bizim Milli Görüşçüler… Almanya’da sinagoglar yanıyor. Yahudi mezarlıklarına saldırıların ardı arkası kesilmiyor. Ancak nedeni Ortadoğu’daki olaylar değil. Hiç bitmeyen yabancı ve tekrar hortlatılan Yahudi düşmanlığı. İçişleri Bakanlığı geçen hafta, 2000 yılının ilk sekiz ayında polis raporlarına geçen aşırı sağcı eylemlerin sayısını 5789 (!) olarak itiraf etmek zorunda kaldı. Geçen yıla oranla %20’lik bir artış. Aşırı sağcılar sadece Ağustosta 1112 eylemde bulunmuş! Yıllar boyu Neonazilere göz yumarken, yabancıları pek sevmeyen vatandaşlarını aydınlatmayan, önlem almayan politikacılar şimdi vur-kırı seven Nasyonalist Parti NPD’yi yasaklamakla yabancı düşmanlığının önüne geçeceklerini sanıyorlar. Ancak son iki ayda yedi yüz kişi NPD’de yeni üye oldu! Ülke toplumu uzun yıllardır 7 milyon yabancı ile yan yana yaşamasına karşın ‘çok kültürlülüğü’ ve yararlarını bir türlü kabullenemiyorsa bunun bir nedeni olmalı. Geçen hafta Baden-Württemberg Eyaleti Yahudi Cemaati’nin tüm yöneticileri görevlerinden istifa etti. Ortak nedenlerini ‘hayal kırıklığı’ olarak açıkladılar. ‘Cemaat içinde son yıllarda büyük anlaşmazlıklar çıktı” dediler. “Sorunlarımız her geçen gün artıyor, bölünüyoruz’ Almanya, Rusya’dan son on yılda 60 bin Rus Yahudi’sini aldı ülkesine. Ceplerine hemen Alman pasaportu konulan, ülkedeki tüm Yahudi cemaatlerine dağıtılan bu insanlar bir sürü sorunu da beraberinde getirmişti. Alman toplumuna uyum sağlamakta zorluk çektikleri gibi, yüzlerce yıldır burada yaşayan Yahudi cemaati içinde de giderek artan anlaşmazlıklara neden oldular. Cemaatler içindeki parçalanmalar sadece Baden-Wüttemberg eyaletindeki Yahudiler arasında değil. Almanya’daki tüm Yahudi cemaatleri son zamanlarda aynı sorunla karşı karşıya. Rusya’dan getirtilen 60 bin Yahudi’nin buradaki 27 bin Alman Yahudi’si ile kaynaşmadığı bir gerçek. Savaş sonrası Almanya’sında sayıları yavaş yavaş artan Yahudiler, toplum içinde yine önemli mevkilere gelmeye, güç kazanmaya başlamıştı. Rusya’dan getirtilenler şimdi çoğunlukta. Alman Yahudileri güçlerini yitiriyor. Hızla artan yabancı düşmanlığının yanı sıra gittikçe daha çok sinagoga bomba atılıyor, yanıyor, mezar taşları devriliyor, parçalanıyor… Niçin? ‘Kötü niyetli’ kimilerinin iddiasına göre Kohl hükümeti 1990’da Rusya’dan Yahudileri getirtme kararını ‘bilinçli’ aldı. Uzun aşamada Alman Yahudilerini bölmek, güçlenmelerini önlemekti amacı… Hattâ kimi ‘çok kötü niyetliler’e inanmak gerekirse, bu iş Kohl’un başının altından filan çıkmadı. Çünkü o böylesine ince hesap yapabilecek bir politikacı değildi. Birileri, onu ‘Rusya’da yıllar boyu din görevlerini yerine getirmeleri yasaklanmış zavallı Yahudilere ülkesinin kapılarını açmasının Almanya’nın bir borcu’ olduğuna inandırdı. Bu ‘birileri’ savaştan sonra kurulan yeni Almanya’da ‘köşe başları’nı tutmuş, ortalıkta hiç görünmeyen, fakat ipleri elinde tutan Hitler kalıtı eski Nazilerle, onların ‘çocukları’ Neonaziler idi. Kimi ‘kötü niyetli’ düşünüre göre, yıllar önce Kohl’ü bu plana ‘ileri görüşlü’ o kalıtlar inandırmıştı! Almanya Yahudi Cemaati’nin eski başkanı Bubitz geçen yıl ölümünden önce, ‘Yıllar boyu çabalarımın boşa çıktığını, şimdi geriye baktığımda görüyorum’ dediğinde çok umutsuzdu. Yerine seçilen Spiegel, geçenlerde, ‘Cemaatimizi güçlendirme girişimlerinden artık vazgeçelim’ derken sanki teslim bayrağını çekiyordu. Baden-Württemberg Yahudi Cemaati’nin toptan istifa eden yöneticilerinin de başları eğik. Mücadelelerini umutsuzca bıraktılar. Yahudi cemaatleri tüm ülkede bölünüp zayıflarken antisemitist eylemlerin de hızla artması acaba bir rastlantı mı?”.
[1] Ahmet Arpad – Alman Yahudileri güç kaybediyor.., in Cumhuriyet, 12.11.2000.