Almanlar, lisanssız santral satmaya kalkışmışlar. Bunu Hürriyet’in 28 Ocak 2001 günkü nüshasında okuyoruz:
“DGM Savcılığı’na iletilen raporda, Almanların bu ihalede Türkiye’ye, ‘övünç duyacakları’ GKN-2 santrali yerine, henüz lisansı alınmamış, henüz tasarım halindeki bir santrali önerdiği belirtilerek, ‘Bu ise görünüş itibariyle kumardan başka bir şey değildir’ denildi. Raporda bu konuda şu iddialara yer verildi. Görünen odur ki Almanlar, bir taraftan, Nükleer Santraller Dairesi’nin 1972’de kurulduğundan beri bu dairenin ilk başkanının Alman nükleer teknolojisine duyduğu özel sempati dolayısıyla bu dairede, bu tarihe kadar lisansını alamadığı tasarım halindeki bir santrali Türkiye’ye şu ya da bu yolla kabulü mümkün olduğuna inanmış görünmektedirler. Bu gerçekleşip de kontrat imzalandığı zaman ise Almanlar, bu yeni durumun Alman Lisans Otoritesi’ni yumuşatacağını ve bir oldu – bitti ile karşı karşıya getirerek bu otoritelerinin, lisans vermede isteksiz bile olsa, eninde sonunda bu lisansı vermek zorunda kalacağını, lisanslama masraflarının Türkiye’nin sırtından çıkartılabileceğini, siyasî konjonktüre güvenerek de teknik eksikliklerini gidermek için projenin ikmalini istedikleri kadar uzatabileceklerini ummuş ve bu sebeplerden ötürü, teklif ettiklerinde aslında kabul görmemesi mümkün olmayan GKN-2 gibi bir santral yerine, yalnızca tasarımda var olan, lisanssız bir santral teklifiyle büyük bir blöfe tevessül etmiş görünmektedirler.”