Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) eski genel başkanı Alpaslan Türkeş’in önde gelen Alman bankalarındaki hesaplarıyla ilgili belgelerin “banka sırrı” kapsamında kaldığı, bu nedenle söz konusu hesaplarla ilgili bilgilerin, kendisinin, mirasçılarının veya yargının talebi olmadan kimseye verilemeyeceği açıklandı.
Avrupa’nın en büyük bankası Deutsche Bank’tan Cumhuriyet’e yapılan açıklamada, Türkeş ve mirasçılarına ait hesap hareketleriyle ilgili bir bilginin kendilerinden çıkmayacağına işaret edildi. Türkeş’in, Deutsche Bank’ın İngiltere’deki bir İngiliz Bankası statüsünde bulunan iştiraklerindeki hesaplarıyla ilgili olarak “Mutlaka bir bilgi alınmak isteniyorsa İngiltere’deki yetkili makamlara ya da Almanya’daki ilgili savcılığa başvurulması gerekir” şeklinde görüş belirtildi.
Commerzbank’tan yapılan açıklamada ise bu konudaki gelişmelerin kendilerine aktarılmadığı ileri sürüldü. Commerzbank Basın Sözcülüğü, söz konusu hesaplar hakkında savcılıktan kendilerine herhangi bir suç duyurusunda bulunulmadığını da bildirdi. Sözcülük, Türkeş’in bankada hesabı olup olmadığı sorusunu da “banka sırrı” olduğu gerekçesiyle yanıtsız bıraktı. Almanya’nın en büyük özel kredi kuruluşları arasında yer alan Commerzbank’ın adının son zamanlarda bazı kara para skandallarına karıştığını anımsatan sözcülük, kurumun bu tür kuşkularda bizzat kendisinin savcılığa başvurduğunu, ancak Türkeş’in hesapları konusunda şimdiye kadar kendilerinin de savcılıkların da herhangi bir girişimde bulunmadığını hatırlattı (Cumhuriyet, 16.02.2001).
.
. .
O ise ki Adnan Keskin, “Alpaslan Türkeş’in Avrupa’daki gizli hesaplarının sır olmadığı anlaşıldı. 1987 Sıkıyönetim Mahkemesinin kararında Türkeş ve MHP’nin yurtdışı para ilişkileri ayrıntılarıyla deşifre edildi” diyor[1]. Yazısı aşağıda:
“Alparslan Türkeş’in ve lideri olduğu MHP’nin yurtdışında banka hesabı sevdasının yeni olmadığı belgelendi. Türkeş’in gizli hesaplarının mahkeme kayıtlarına geçtiği ortaya çıktı. 1987 yılında Sıkıyönetim Mahkemesi’nin MHP davasıyla ilgili gerekçeli kararında, Türkeş’in evinde Deutsche Bank Köln Şubesi adına keşide edilmiş çek defteri bulunduğu, parti adına Almanya’da hesaplar açıldığı, harcamaların genellikle kayda geçirilmediği tespitleri yer aldı. Türkeş’in sanığı olduğu MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası’nın tutanakları, para hareketlerinin 1980’den önce aynı şekilde yurtdışı bağlantılı olduğunu gösterdi. Belgelerle gerçek… Hâlen MHP yöneticileri MHP’nin yurtdışında parası olmadığını savunurken, Türkeş de o dönem mahkemelerde belgelere rağmen, yurtdışı para transferleri iddialarını kabul etmemişti. İşte Ankara Sıkıyönetim Mahkemesi’nin bilirkişi raporlarıyla desteklenen 1987/14 sayılı gerekçeli kararına göre MHP ve Türkeş gerçeği: 1) Sanık Alparslan Türkeş’in evinde ele geçen Deutsche Bank’a ait boş çeklerin Deutsche Bank Köln Şubesi’ndeki 36738524 sayılı hesap üzerinde keşide edilebilecek şekilde hazırlanmış boş bir Eurocceheque olduğu, 2) Bunun Batı Avrupa ülkelerinin bankaları tarafından yeknesak bir ödeme şekli olarak meydana getirilmiş belli sınırlar içinde teminatlı bir çek sistemi olduğu, 3) Türkiye’nin de bu sistemin kendi adına çek neşretmeden fakat başka ülke bankalarının çeklerini ödeyen bir üyesi olduğu, sisteme dâhil bankalardan herhangi birinde hesabı bulunan bir kişinin boş olarak kendisine verilen bu çekleri herhangi bir ülkede garanti kartıyla birlikte bankaya başvurup para çekebileceği, 4) Bu çekin kullanılabilmesi için söz konusu hesap sahibinin garanti kartıyla başvurup, çeki en çok 300 DM’ye kadar bir miktar için doldurup imzalaması gerektiği Merkez Bankası bilirkişi raporuyla belirlenmiştir, 5) Türkeş bazı Alman bankalarında hesap açtırıp para topladı, 6) Partiler Yasası’na aykırı olarak bağışlar toplandı, paraların kayıtları tutulmadı, parti harcamaları başkanlık divanı kararı olmaksızın yasalara aykırı yapıldı, 7) Türkeş’in gelirleri 3 milyon 303 bin lira iken en az 19 milyon 861 bin liralık gideri vardı, 8) Fitre ve zekât adı altında toplanan büyük miktarda paralar ülkücü derneklere aktarıldı, 9) Yurtdışında Türk Federasyonu altında dernek kurarak yasaları çiğnediler, Anayasa Mahkemesi’nin ihtarı üzerine bu işle görevli Enver Altaylı’yla ilişkileri kesildi gibi gösterilmesine karşılık, Türkeş’in bu kişiyle ilişkileri sürdürdüğü belgelerle ortaya çıktı, 10) Alparslan Türkeş bazı ülkücü derneklere para aktardı, 11) Ülkücü dernek yöneticileri doğrudan banka hesaplarına para yatırmak suretiyle MHP lideri Türkeş’e maddi kaynak sağladı, 12) Sanayici, tüccar ve işadamlarından para toplandı. Bunların parti hesabında kaydı bulunmadı.”
[1] Adnan Keskin – “Deutsche” Başbuğ, in Radikal, 15.02.2001.