Canlı Bir Tarih Daha Göçtü…

Şubat 26, 2017
THKK 1 - Giriş, Beslenme Teknikleri

Canlı Bir Tarih Daha Göçtü…

Bir Osmanlı subayının çocuğuydu Burhan Oğuz. 1919’da dünyaya geldiğine göre bir ‘Osmanlı vatandaşı’ daha aramızdan ayrılmış demek ki.

Baba Binbaşı Mustafa Fehmi Bey 1924’de vefat etmiş.
Burhan Oğuz’un annesi Osmanlı subaylarından Şükrü Oğuz Bey’le evlenir.
Şükrü Oğuz, Enver Paşa’nın yaveri ünlü İttihatçılardan Yenibahçeli Şükrü’dür. Milli Mücadele’de önemli hizmetleri olan “Karakol” örgütünün de kurucuları arasındadır.
Milli Mücadele’ye katılması için İsmet Paşa’yı Anadolu’ya gitmeye zorlayan da Şükrü Bey’dir bir rivayete göre.

Şükrü Bey’in kardeşi Yenibahçeli Nail, “İzmir Suikasti” davasında suçlu bulunarak idam edilmişti.

Bu Nail Bey, ünlü reklamcı Nail Keçili’nin büyükbabasıdır.
Atatürk’ten İsmet Paşa’ya, Salih Bozok’tan Kılıç Ali’ye, Enver Paşa’nın kardeşi Nuri Paşa’dan amcası Halil Paşa’ya kadar pek çok ünlü zevatın uğrayıp soluklandıkları bir evde büyüyor Burhan Oğuz.

Burhan Oğuz Yüksek Mühendis Mektebi’ni bitirdikten sonra Enver Paşa’nın kardeşi Nuri (Killigil) Paşa’nın 1949’da esrarengiz bir yangınla imha edilen silah fabrikasında çalışır bir süre.
Ülkenin en renkli Turancı, milliyetçi, aristokrat, burjuva simaları arasında büyüyen Burhan Oğuz bir sosyalisttir.

Çok partili sisteme geçildiğinde kurulan Türkiye Sosyalist Partisi’nin merkez yönetim kurulu üyesi olur Oğuz.

Bir süre Türkiye Demir ve Çelik İşçileri Sendikası başkanlığı da yapan Burhan Oğuz Türkiye’nin sosyal tarihine önemli katkılar sağlayan araştırmalara imza atmıştır.
Zaten ben de onu yakın tarihimizin önemli simalarına ve olaylarına ışık tutan “Yaşadıklarım, Dinlediklerim: Tarih ve Toplumsal Anılar(Simurg Yayınları” isimli kitabı sayesinde tanıdım.

“Türkiye Halkının Kültür Kökenleri” ve “Türk Halk Düşüncesi ve Hareketlerinin İdeolojik Kökenleri” başlıklı araştırmalarını henüz okuyamadım.
Ama anılarından çok şeyler öğrendim.
Burhan Oğuz, “Karşı-devrim”in İsmet Paşa’yla başladığına dikkat çekmiştir hep.
Anılarında “İsmet Paşa alerjisi” kendini sıkça belli eder.

Demokrat Parti’lilerden hoşlanmaz ama saplantılı bir düşmanlık da göstermez.
Amerika’nın Türkiye’ye girişini Menderes’le değil İsmet Paşa’yla başlatır.
Resmi tarih’in kimi ezberlerini de bozmuştur Burhan Oğuz.

Canlı bir tarihti, ne ki hak ettiği kıymet verilmedi, onu mesela hiçbir televizyon programında göremedik.

Vefatı da sessiz sedasız geçiştirildi medyada.

Gazetemizin muhabirleri arayıp da “Burhan Oğuz vefat etmiş, hangi camiden son yolculuğuna uğurlanacağını biliyor musunuz” diye sorduklarında üzülmesine üzüldüm ama sevindim de.

Gazetem adına sevindim.

Acaba ‘solcu’ gazeteler aynı hassasiyeti göstermişler mi, bilmiyorum.
Burhan Oğuz’la farklı dünya görüşüne sahibiz ama içtenlikle ifade etmeliyim ki vefatına çok üzüldüm.

Ne diyeyim, toprağı bol olsun.

Abdullah Muradoğlu

Yeni Şafak Gazetesi, 22 Şubat 2009

Kaynak: http://www.yenisafak.com/yazarlar/abdullahmuradoglu/canl%C4%B1-bir-tarih–daha-goctu-15447