Kültür Eserleri > THKK 2/A - Tarım, Hayvancılık, Meteoroloji > 109. Bölüm

Gözün nazara karşı kullanılması *

“Ömür biter, yol bitmez” diye kamyonunun tamponuna yazan şoför için kazadan korunma keyfiyeti, kaygılarının başında gelir. Gerçekten, uzun yolculuk yapanlar, uçak pilotları, gemi kaptanları vs., kendilerini “emniyete alacak tedbirler”e en çok baş vuranlardır. Kaza ihtimali ne kadar fazla olursa, bu gibi şeylere inanç da o nispette fazla olur.

“Göz”ün kendisinin koruyucu olarak kullanılma şekli, arabanın önüne (ve/veya arkasına) ve hemen görülebilecek bir kısmına iki göz resmedilmesinden ibarettir. Buna çok rastlanır. Biz ayrıca, özellikle Adapazarı (Sk) plâkalı kamyonlarda (1966) “göz”ün başka türlü kullanılışına şahit olduk. Burada “kem göz”e şiş batırılıyor (şek. 29). Bunun “dede”sini Hatay müzelerinde görmek mümkündür. Mozaiklerle işlenmiş motiflerde göze kama, üç dilli zıpkın (trident) batırılıyor, yılanlar, akrepler göze saldırtılıyor.

Kahve fincanında bazen oluşan hava kabarcıkları (“göz”)lerin de hemen patlatılmasına özel itina gösterilir.

Şoförlerin nazarlık takımları arasında küçük bir bebeğin de yer aldığını sık sık görürüz. Nedir bu bebek?

İyonya dünyasında Dionysos mitolojisinin en dikkate değer yanı, onun Ariane ile olan yakın iştirakidir. Batı Helenistan’da Dionysos’un umumi kült ve efsanelerinde bu kahraman kadından pek fazla bahsedilmez.

Bu itibarla Ariane’ın şahsında, eski Ege mitolojisinin ve muhtemelen de, Minos pantheon’unun bir büyük simasını, görünüşe göre bitkiler tanrıçalarından birini, kültü Dionysos’unkine takaddüm etmiş veya onun rekabetine uğramış ya da yeri onun tarafından kapılmış olan bir tanrıçayı görmek gerekir. Adalar mitolojisi Ariane’ı tanrının eşi, hiç değilse sevgilisi yapmıştı. Burada en azından, bitkilerin koruyucusu iki tanrısal varlık arasında bir hierogamie bahis konusudur.

Ariane kültünde, onun kaybolmasında hüzün, yeniden ortaya çıkmasında sevinç tezahürleri birbirini takip ederdi. “Ölümü”, birçok ağaç tanrıçası, bu arada “maslup” Artemis gibi, asılmak suretiyle, çoğu kez intihar suretiyle, vaki olurdu.[1]

Şoförlerin nazarlık demetleri arasında, asılmış olarak sallanan bebek bize Ariane’ı hatırlatıyor…

Gözün kendisinden sonra ortası beyazlı mavi camlar, “göz boncuk”lar gelir. Gözün en yaygın stilize şekli ise üçgen olup çift üçgenin, yani Mühr-ü Süleyman’ın, işte bu iki “göz” sayesinde cinler ordusu üzerinde etkili olabildiği varsayımı haylice yaygındır. Gerçekten, biraz önce de gördüğümüz gibi, bu sembole rastlanmadık yer yok: bakır tabak ve tepsiler, her dinden insanın mezar taşları, duvarlar, seramikler… Fot. 244’de, bunlardan antik devirlere ait bir örnek görülür, içinde bir kuşla birlikte.[2] M. Paker de[3] bize, halen Ayasofya müzesinde bulunan, ortasında bu Mühür, etrafı radyal çizgilerle süslü, Beylikler Devri’ne ait bir keramik tabağı tasvir ediyor. Ve paralar, Mason locası sütunları…

[1]              H.Jeanmaire – op. cit., s.223.

[2]              J. B. Pritchard (ed.).- The ancient Near East, II, A new anthology of texts and picture, Princeton 1975.

[3]              M. Paker.- Anadolu Beylikler Devri keramik sanatı, in Sanat Tarihi Yıllığı 1964-5, İst. 1965, s. 155 ve dev.

( * ) Site yönetimi tarafından eklenen başlık, bağlantı ve içerikler – bu içerikler kitabın orjinalinde yoktur okuma kolaylığı için site yönetimi tarafından eklenmiştir.